"Hayat Kısa, Kuşlar Uçuyor"

4 not

Anonim sordu: İçimdeki boşluğu bir görsen Masum öyle dipsiz'ki,karanlığında kocaman bir ağaç var kocaman o kadar derin. Ve ben bu boşluğu gerçekle doldurmaya çalışıyorum sefaletin açlığı her yerde bu yüzden sadece gerçek söküyor kaplıyor bu ağacı bir görsen, gerçek nedir diye soruyorum İsa gibi sahi gerçek nedir ? onu aramak bile böyle doluyken

İnsanların hatalı, olumsuz duygularına kapılarak onların bu duygularına katılmak, şefkat ya da dostluk işareti değildir. Bağımsız kalarak ve melodram gibi tepkilerden kaçınarak, kendimize ve başkalarına da iyi hizmet edebiliriz. 

Eğer kendinizi depresyonda olan, incinmiş, kırılmış birisiyle konuşurken bulursanız, onlara şefkat gösterin ve ‘can kulağıyla’ ya da ‘sempati’ duyarak dinleyin. Ama onların olumsuz duygularının sizde de oluşmasına izin vermeyin, diyor Epiktetos. Nedense bu satırlara gelince mesajın geldi. Ondan yazmak istedim. Yani bir nevi öteki insanların olumsuz görüşlerini benimsemekten kaçının diyor. Lâkin bende sen gibi, kör kuyularda, merdivensiz kalmış hissediyorum ki kendimi. O kadar yalnızız -ki kim gülecek bize.  

37 not

İnsanların ruhunu öldürüyorlar anne. İşte asıl cinayet bu… Utanılacak bir cinayet… Bir takım silahlar çıkartıyorlar, insanları öldürüyorlar ve bunu yapanlara devlet diyorlar.Evlerine, sosyal statülerine ve paralarına hiçbir zarar gelmesin diye garip insanları harcıyorlar. Anlıyorsun beni değil mi anne? Halkın ruhunu kurutuyorlar ve hiç bir şey anlamaz hale getiriyorlar.Maksim Gorki, Ana

İnsanların ruhunu öldürüyorlar anne. İşte asıl cinayet bu… Utanılacak bir cinayet… Bir takım silahlar çıkartıyorlar, insanları öldürüyorlar ve bunu yapanlara devlet diyorlar.
Evlerine, sosyal statülerine ve paralarına hiçbir zarar gelmesin diye garip insanları harcıyorlar. Anlıyorsun beni değil mi anne? Halkın ruhunu kurutuyorlar ve hiç bir şey anlamaz hale getiriyorlar.

Maksim Gorki, Ana

Kayıtlı olduğu alan maksim gorki ana kobane kürtler kürt

6 not

31 Ağustos 1959 günü, Diyarbakır’da yayınlanan İleri Yurt gazetesinde Musa Anter, “Amma Ne İleri Yurt” adlı hiciv sütununda “Qimil” (Kımıl) adlı Kürtçe şiir yayınladı. Olayın ayrıntılarına girmeden söyleyelim, “kımıl”, can yoldaşı “süne” ile birlikte, tüm Cumhuriyet tarihimiz boyunca (hatta bugün de) bir türlü baş edemediğimiz bir hububat zararlısıydı. Kürtçe şiirin teması şuydu: Siverekli bir kız, kımıl zararlısı tarafından samana döndürülmüş bir torba buğdayı çerçiye götürüyor, çerçi buğdayın işe yaramadığını görünce, buğdaya karşılık mal veremeyeceğini söylüyordu. Kızcağız da yüzyıllardır gelenek olduğu üzere, üzüntüsünü bir türküyle dile getiriyordu: “Bi çîya ketim lo apo, çîya melûlbûn rebeno/ Ceh seridî lo apo, genim hûrbûn êvdalo/ Qimil hatî lo apo, bi refa ye rebeno/Xwar genimî lo apo, hiştî qâye rebeno” (“Dağa tırmandım amca, zavallı dağ mahzunlaştı/Arpa olgunlaştı amca, buğday un ufak oldu biçare/Kımıl geldi amca, kafile halen de zavallı/Buğdayı yedi, geride samanı bıraktı zavallı….”) Yazar yazının sonunda şiirin kahramanı kıza şöyle diyordu: “Üzülme bacım, seni kımıl, süne ve sömürenlerin zararından kurtaracak kardeşlerin yetişiyor artık.Ayşe Hür, Öfkesiz Kürt: ‘Apê’ Musa Anter (22/09/2013) Radikal
Denilebilir ki Musa sen kim, bu anılarında geçen zatlar kim! Amma bence bu soru yerinde değildir. Çok kere fakir bir adam bir define bulur veya loto-toto’dan para kazanır ve aniden zengin olur. İşte ben de Zıvıng’ın mağaralarından aleme çıkınca o fakir gibi tesadüfen ve de şans mahsülü değerli şahsiyetlerle tanıştım. İşte bu anılarım, bulduğum bu definelerin mahsülüdür.Musa Anter, Hatıralarım 
Apê Musa Apê Musa seni vuran kanlar kusa. 20 Eylül 1992 

31 Ağustos 1959 günü, Diyarbakır’da yayınlanan İleri Yurt gazetesinde Musa Anter, “Amma Ne İleri Yurt” adlı hiciv sütununda “Qimil” (Kımıl) adlı Kürtçe şiir yayınladı. Olayın ayrıntılarına girmeden söyleyelim, “kımıl”, can yoldaşı “süne” ile birlikte, tüm Cumhuriyet tarihimiz boyunca (hatta bugün de) bir türlü baş edemediğimiz bir hububat zararlısıydı. Kürtçe şiirin teması şuydu: Siverekli bir kız, kımıl zararlısı tarafından samana döndürülmüş bir torba buğdayı çerçiye götürüyor, çerçi buğdayın işe yaramadığını görünce, buğdaya karşılık mal veremeyeceğini söylüyordu. Kızcağız da yüzyıllardır gelenek olduğu üzere, üzüntüsünü bir türküyle dile getiriyordu: “Bi çîya ketim lo apo, çîya melûlbûn rebeno/ Ceh seridî lo apo, genim hûrbûn êvdalo/ Qimil hatî lo apo, bi refa ye rebeno/Xwar genimî lo apo, hiştî qâye rebeno” (“Dağa tırmandım amca, zavallı dağ mahzunlaştı/Arpa olgunlaştı amca, buğday un ufak oldu biçare/Kımıl geldi amca, kafile halen de zavallı/Buğdayı yedi, geride samanı bıraktı zavallı….”) Yazar yazının sonunda şiirin kahramanı kıza şöyle diyordu: “Üzülme bacım, seni kımıl, süne ve sömürenlerin zararından kurtaracak kardeşlerin yetişiyor artık.

Ayşe Hür, Öfkesiz Kürt: ‘Apê’ Musa Anter (22/09/2013) Radikal

  • Denilebilir ki Musa sen kim, bu anılarında geçen zatlar kim! Amma bence bu soru yerinde değildir. Çok kere fakir bir adam bir define bulur veya loto-toto’dan para kazanır ve aniden zengin olur. İşte ben de Zıvıng’ın mağaralarından aleme çıkınca o fakir gibi tesadüfen ve de şans mahsülü değerli şahsiyetlerle tanıştım. İşte bu anılarım, bulduğum bu definelerin mahsülüdür.

    Musa Anter, Hatıralarım 

Apê Musa Apê Musa seni vuran kanlar kusa. 20 Eylül 1992 

Kayıtlı olduğu alan ape musa musa anter ayşe hür öfkesiz kürt qımıl kürt faili meçhul

22 not

Koşullar sizin beklentilerinize uygun gelişmeyebilir. Olaylar kendi kurallarına uygun olarak ortaya çıkarlar. İnsanlar oldukları gibi davranırlar. Şu anda gerçekten neyle karşılaşmışsanız onu kucaklayın.Gözlerinizi açın. Her şeyleri gerçekte oldukları gibi görün. Böylece kendinizi sahte bağlılıkların acısından kurtarabilir ve kaçınabilir yıkımlardan koruyabilirsiniz.Bağlı olduğunuz araçların ve sizi derin duygularla kalplerinde yaşatanların verdikleri zevkler üzerine düşünün. Fakat unutmayın ki, onların kendi farklı karakterleri var ve bu bizim onlara nasıl saygı gösterdiğimizden çok farklı bir konudur. Bir alıştırma olarak, bağlı/bağımlı olduğunuz en küçük şeyleri düşünün. Örneğin, çok sevdiğiniz bir çay fincanınız olduğunu farz edin. Sonunda ne de olsa bir fincandır bu ve eğer kırılırsa üstesinden gelebilirsiniz. Sonra da duygularınız ve düşüncelerinizle sıkı sıkıya yapıştığınız şeyleri ya da insanları düşünün.Anımsayın; örneğin çocuğunuza, kocanıza, karınıza sarıldığınızda, ölümlü birisine sarılmaktasınız. Dolayısıyla, eğer bunlardan birisi ölürse, bunu sakinlikle karşılaşmalısınız.Bir şey olduğunda, sizin güç alanınız içindeki tek şey, ona karşı takındığınız tutumdur; onu ya kabul edersiniz ya da öfkelenirsiniz.Bizi gerçekten korkutan ve umutsuzluğa düşüren şey, dışımızdaki olayların kendileri değil, fakat bizim onlar hakkındaki düşüncelerimizdir. Bizi rahatsız eden, ‘şeyler’ değil, onların anlamını yorumlama biçimimizdir. Olaylar ve insanlar, bizim onların olmasını arzu ettiğimiz gibi ya da göründükleri gibi değildirler. Onlar oldukları gibidirler.

Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar s.12

Koşullar sizin beklentilerinize uygun gelişmeyebilir. Olaylar kendi kurallarına uygun olarak ortaya çıkarlar. İnsanlar oldukları gibi davranırlar. Şu anda gerçekten neyle karşılaşmışsanız onu kucaklayın.
Gözlerinizi açın. Her şeyleri gerçekte oldukları gibi görün. Böylece kendinizi sahte bağlılıkların acısından kurtarabilir ve kaçınabilir yıkımlardan koruyabilirsiniz.
Bağlı olduğunuz araçların ve sizi derin duygularla kalplerinde yaşatanların verdikleri zevkler üzerine düşünün. Fakat unutmayın ki, onların kendi farklı karakterleri var ve bu bizim onlara nasıl saygı gösterdiğimizden çok farklı bir konudur. 
Bir alıştırma olarak, bağlı/bağımlı olduğunuz en küçük şeyleri düşünün. Örneğin, çok sevdiğiniz bir çay fincanınız olduğunu farz edin. Sonunda ne de olsa bir fincandır bu ve eğer kırılırsa üstesinden gelebilirsiniz. Sonra da duygularınız ve düşüncelerinizle sıkı sıkıya yapıştığınız şeyleri ya da insanları düşünün.
Anımsayın; örneğin çocuğunuza, kocanıza, karınıza sarıldığınızda, ölümlü birisine sarılmaktasınız. Dolayısıyla, eğer bunlardan birisi ölürse, bunu sakinlikle karşılaşmalısınız.
Bir şey olduğunda, sizin güç alanınız içindeki tek şey, ona karşı takındığınız tutumdur; onu ya kabul edersiniz ya da öfkelenirsiniz.
Bizi gerçekten korkutan ve umutsuzluğa düşüren şey, dışımızdaki olayların kendileri değil, fakat bizim onlar hakkındaki düşüncelerimizdir. Bizi rahatsız eden, ‘şeyler’ değil, onların anlamını yorumlama biçimimizdir. 
Olaylar ve insanlar, bizim onların olmasını arzu ettiğimiz gibi ya da göründükleri gibi değildirler. Onlar oldukları gibidirler.

Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar s.12

Kayıtlı olduğu alan epiktetos içsel huzur iyi yaşamın kapısını açar felsefe duygular düşünceler insanlar insan

1 not

Anonim sordu: ''Senin payına ayrılmış zaman o kadar kısa ki, bir saniyeni yitirdin mi bütün ömrünü elden çıkardın demektir; çünkü ömrün yitirdiğin zamandan daha uzun değildir, uzunluğu yitirebileceğin zamana eşittir hep, yalnızca o kadardır.'' diyor Kafka. Anonime yazdığın cevabı görüp buna denk gelince yazmak istedim.

Basamakların sonu gelmez diyorsun..

Vesselam.

16 not

Ben size, karakterinizde yaptığınız ilerlemeyi soruyorum, siz bana bir filozofun kitabını çok iyi okuduğunuzu ve anladığınızı söyleyerek, övünüyorsunuz. Bu kitabı anlamanız sayesinde ruhunuz şimdi daha yüksek, daha özgür, daha vefalı ve daha güzel oldu mu? Ruhunuz hiçbir şeyin engel olamayacağı kadar güçlü ve hiçbir şeyin bulunduramayacağı kadar berrak oldu mu? Şikâyetleri, öfkeyi ve sızlanmayı hayatınızdan kovabildiniz mi?                                                    İlkeler içinizde yeşerdi mi?Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar s.32

Ben size, karakterinizde yaptığınız ilerlemeyi soruyorum, siz bana bir filozofun kitabını çok iyi okuduğunuzu ve anladığınızı söyleyerek, övünüyorsunuz. Bu kitabı anlamanız sayesinde ruhunuz şimdi daha yüksek, daha özgür, daha vefalı ve daha güzel oldu mu? Ruhunuz hiçbir şeyin engel olamayacağı kadar güçlü ve hiçbir şeyin bulunduramayacağı kadar berrak oldu mu? Şikâyetleri, öfkeyi ve sızlanmayı hayatınızdan kovabildiniz mi? 
                                                   İlkeler içinizde yeşerdi mi?

Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar s.32

Kayıtlı olduğu alan epiktetos içsel huzur iyi yaşamın kapısını açar felsefe

2 not

Anonim sordu: Merhaba nasılsınız? Çok beğenerek takip ediyorum bloğunuzu fakat son günlerde çok az paylaşımda bulunuyorsunuz. Bunu üzülerek dile getiriyorum böyle devam etmez temennisinde bulunarak iyi akşamlar diliyorum. Sevgiyle kalın! :)

Teşekkür ederim. Şairin dediği gibi, 'Hayat kısa kuşlar uçuyor.' Çok aceleci geçiyor, gözlerimin önünden hayat’ım bu son günlerde. Kimsesizlik sarmış çok yanımı.